|

22-23-24 Nisan 2010 tarihlerinde ODTÜ'de gerçekleşecek olan 13. Çevre Sorunlarına Öğrenci Yaklaşımları sempozyumuna tüm üniversitelerin Çevre ilgilenen bütün topluluklarını ve öğrencileri bekliyoruz. Sunum Özeti son gönderme tarihi: 15 Şubat 2010 Sunum Konuları: Çevre ve Tarım Çevre ve Teknoloji Çevre ve Savaş Çevre Felsefeleri Katılım Ücretsizdir. Sunum özetlerini
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
adresine gönderebilirsiniz. |
 Köylerine yapılacak santrala karşı nöbet tutan ve kesilen anıt ağaçların kütüklerini de 'delil' olarak koruyan Yuvarlakçay halkını jandarma da aşamadıİSTANBUL - Muğla’nın Köyceğiz ilçesine bağlı Yuvarlakçay’da yapılmak istenen hidroelektrik santralına (HES) karşı köylüler yaklaşık iki aydır nöbet tutuyor. Topgözü Mevkii denilen ormanlık alana kamp kuran köylüler kimseyi bölgeye sokmuyor. Yaklaşık 200-250 kişilik bir jandarma ekibi önceki gün köylülerin nöbet tuttuğu bölgede daha önce kesilen ağaçların kütüklerini almak için baskın yaptı. Ancak Köyceğiz Orman İşletmesi‘nin talebiyle bölgeye giden jandarma, köylüler aşıp kesilen ağaçları almadı. Köylülerin iddiasına göre, kesilen ‘anıt ağaçları’ açılan davalara ‘delil’ teşkil ediyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Çevre ve Orman Bakanlığı, Ağaçlandırma Yönetmeliği’nde yaptığı değişikliklerle, ormanlara “havuzlu villalar” ve “meyve bahçeleri” yapılmasının yolunu açtı. Yeni yönetmelikte, “Orman içinde yapılaşmak yasaktır” maddesinin kaldırılması dikkat çekerken villaların nasıl yapılacağının tarif edilmesi de şaşkınlık yarattı. Çevre ve Orman Bakanlığı, 30 Nisan 2009 tarihinde Ağaçlandırma Yönetmeliği’nde değişlikler yaptı. Yapılan bu değişikliklerle, Ağaçlandırma Yönetmeliği’nden “orman kurma” amacı çıkarılarak devlet ormanlarında özel ağaçlandırma ile yapılaşmanın önü açıldı. Ormanların tarım alanlarına dönüştürülmesine de olanak tanıyan yeni yönetmelik, orman bütünlüğünün bozulmasına ve orman alanlarının daraltılmasına neden olacak. Yönetmelikte, “devlet ormanlarında yapılaşmaya izin verilemez |
|
Devamını oku...
|
Savulun, HES geliyor!
Karadeniz'in güzelim derelerine, çevrenin eşsiz ekosistemini bozan hidro elektrik santraller apma girişimleri devam ediyor. Yöre halkının kararlı bir şekilde karşı durması ve açılan karşı davalarla mücadele ettiği HES'ler şimdi gözünü Düzce'nin derelerine dikti... Doğaya zarar veren etkileri kesin ölçülerle tesbit edilmiş olan hidro elektrik santraller ( HES), daha inşaat aşamasında kirletici ve bozucu etkilerini göstermeye başlıyor. Türkiye'de özellikle Karadeniz bölgesinin dünyanın çok az yerinde rastlanır bir ekosistem çeşitliliği ile gıda ve tarım için önemli genetik çeşitliliğe sahip olduğunu belirtten, yaşam savunucuları, "Kısa vadeli çıkarlar için gündeme getirilen yeni HES projeleri üstüste devereye sokuluyor. Bu girilmedik vadi, kullanılmadık dere bırakılmayacak demektir. Bu prejelerin yapımı aşamasında, ekosistemlerin temel unsuru olan su, dere yataklarından uzaklaştırılmaktadır. Doğu Karadeniz'de inşaat çalışmaları başlayan projeler, daha şimdiden yarattığı büyük tahribatla bölgeyi nelerin beklediğini göstermektedir.'' diyerek, zengin biyolojik çeşitliliğe sahip Karadeniz vadilerinin hidroelektrik santrallerini bekleyen HES tehdidine karşı yetkilileri ve yurttaşları doğal çevrenin tahribatına karşı duyarlı olmaya davet ediyor. |
|
Devamını oku...
|
Toz bulutu denildi. Birleşim aşamaları enerji topluluğu sinerjisi gerçekleşerek parçalara ayrıldı. “Big bang” denildi. Ama sonunda somut bir gezegen olan dünyamız döndü dolaştı ve bu günlere geldi.. Her şeyin başlangıcının olması ne güzel bir kavramdır ki sebep –sonuç ilişkisi anlamında huzura erdiğimiz düşünce kalabalığında soyut anlamda kurtulalım. Bir rivayete göre Dünya sadece kendi yapısında devam etseymiş yakışıklılığı bozulmazmış… Hep genç yıpranmamış kalacakmış…=)Evet, tabi ki de katılmamak söz konusu bile olamaz.. Ve TANRI İNSANI YARATTI… İnsan Dünya ya: “Ee bir şeylerin değişmesine izin veriyorsan katlanacaksın. Biz sadece senin imajını değiştirmeye geldik. Lütfen üzerinde yaşamamıza izin ver. Seni yalnız bırakmak istemiyoruz. Biz tanrının yaratığı diğer canlılar gibi sabit özellik teşkil etmiyoruz. Üzerinde hayat sürmemize izin ver. ” |
|
Devamını oku...
|
|
|
Allianoi Girişim Grubu, Kültür Bakanıyla yaptığı görüşmede, Allianoi’nin sular altında kalmaması ve kazıların tekrar başlatılmasını istedi: "Biz Kültür Bakanlıgı’nın, kültürel ve tarihi eserlere daha heyecanla sahip çıkmasını istiyoruz"... Aynı mesajı içeren 6000 imzalı mektup da Bakanlığa verildi. 16 Haziran 2009 Salı Geçtiğimiz hafta Ankara'da olan Allianoi Girişim Grubu, 11 Haziran Perşembe günü Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile görüştü. 12 Haziran Cuma günü ise, Allianoi’nin sular altında kalmaması ve kazıların tekrar başlatılması mesajını içeren metne atılan 6000 imza bir basın açıklaması ardından Bakanlığa teslim edildi. İmza kampanyası, geçtiğimiz Nisan ayında İzmir Kitap Fuarı’nda açılan standda başlatılmıştı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Nijeryalı çevreci yazar Ken Saro-Wiwa'nın öldürülmesinde işbirliği yaptığı iddia edilen petrol şirketi Shell 15.5 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etti
NEW YORK - Nijerya’da 1995’te çevreci yazar Ken Saro-Wiwa’nın öldürülmesinde işbirliğiyle suçlanan İngiliz-Hollandalı petrol şirketi Shell, Amerikan adaleti önünde davacılarla uzlaşarak 15,5 milyon dolar ödemeyi kabul etti.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 6 |