| DÜNYA SADECE BİZLER DEĞİLİZ... |
| Cumartesi, 04 Temmuz 2009 19:45 |
|
Toz bulutu denildi. Birleşim aşamaları enerji topluluğu sinerjisi gerçekleşerek parçalara ayrıldı. “Big bang” denildi. Ama sonunda somut bir gezegen olan dünyamız döndü dolaştı ve bu günlere geldi.. Her şeyin başlangıcının olması ne güzel bir kavramdır ki sebep –sonuç ilişkisi anlamında huzura erdiğimiz düşünce kalabalığında soyut anlamda kurtulalım. Bir rivayete göre Dünya sadece kendi yapısında devam etseymiş yakışıklılığı bozulmazmış… Hep genç yıpranmamış kalacakmış…=)Evet, tabi ki de katılmamak söz konusu bile olamaz.. Ve TANRI İNSANI YARATTI… İnsan Dünya ya: “Ee bir şeylerin değişmesine izin veriyorsan katlanacaksın. Biz sadece senin imajını değiştirmeye geldik. Lütfen üzerinde yaşamamıza izin ver. Seni yalnız bırakmak istemiyoruz. Biz tanrının yaratığı diğer canlılar gibi sabit özellik teşkil etmiyoruz. Üzerinde hayat sürmemize izin ver. ” Dünya işte; oksijen dolu kalbindeki duygusallığıyla izin verir. Hatta öyle ki kendi yapısının büyük bölümünü oluşturan suyu gözyaşı olup akmıştır... Doğa ve diğer canlılar en önemlisi insanlar bu anlamda nasıl bir sinerji oluşturacaklar acaba. Başladılar yaşamaya ve çoğaldı ekosistemin her şeyi… Çoğaldılar ve yine çoğaldılar…Her bölgeye yayıldılar…Sular aştılar ve buldular insan değmemiş yerleri. Biriktiler ve hep beraber… Birey oldular, topluluk oldular... Yaşadılar. Rekabet av- avcı ilişkisinde olacak ki aksiyonda oldu elbette…. Ama bir süre sonra bunlarda bir şekilde atlatıldı. Yeni girişimler, hedefler yapılması istenen şeyler arandı.Görselliğin herşeyi belirlediğine karar verdiler.Ama zaman ilerlediği raddede bazı zaafların yer üstüne çıktığı anlar oluşa geldi.fotojenik halini her geçen süre zarfında buğulu karamsar hallere bıraktığı oluyordu. Oluşumu aşamasından günümüze bir takım durumlara ilginç bir üslup ile yaklaşmak istedim. Umarım hoşunuza gitmiştir. Ama öyle ki gülümseyen suratın yavaş yavaş kıvrılan yapısı zamanla kendini mutsuz bir hale bırakıyordu. Makineleşen bir Dünya da getirilerin düşünüldüğü bazı kavramların, doğanın dengesini sistematiğini değiştirdiğini unutmamak gerek…Unutmamak gerekir ki diye belirtmişim ama unutulmuş…Zamanında kendisine karşı suçlar işlediğimiz dünyamız yavaş yavaş bize gereken cezayı ağır bir şekilde uygulamakta aslında… Farkında mıyız? Makineleşen bir mekanizmada yol alırken görselliği değişen doğa olaylarına ne kadar ilgiliyiz. Ya da ne kadarımız bunun için en küçük faaliyet çalışmalarını sürdürüyor. Bunu söylemek çok güç ama çok azımız olsa gerek… Her şeyi bir sisteme göre belirlediğimiz ve kendimize göre orijinal diye tanımladığımız üretim amaçlı şeylerin ana maddelerini unutup doğadan rant elde etmeye çalışan sermayedarların pek işine gelmekte… Sonrasında: Ara ara doğadan, çevreden iklim değişikliği genel anlamda son zamanların en büyük çevre krizi küresel ısınma konularından bahsetmekteler. Küresel ısınma ve bunun yanı sıra iklim değişikliği bunların aşamaları olan (su sorunları, hava kirliliği, doğanın sistematik dengesini bozulması ) etkin rol oynamaktadır. Bu bir süreç ama o zaman en kısa zamanda etkisini arttırarak “ Ee artık uyanalım değil mi?” dercesine bizlere gerekli dürtüyü vermekte… Adına “Kapitalizmin keskin kokusu” benzetmesi yapılabilir ki dünyanın zamanla hepimize cevabını bu doğrultuda sürece bağlı olarak verdiği göz ardı edilmesin. Öyle ki sermayeyi elinde bulunduran makineleşen dünyanın efendileri ve her şeyde büyük pay sahibi olan ülkeler ki hepimiz bunların kimler olduğunu iyi bilmekteyiz. Dünyamız konusunda küresel ısınma nedeni olayında her ülke eşit derecede suçlu mu? Hayır denilmesi olması gereken cevap… Tabi ki de… Dünyamızı hepimiz eşit derecede kirletmedik. Küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda eşit derecede pay sahibi değiliz. Kapitalist ülkelerin bu konuda daha fazla pay sahibi olduğunu unutmamak gerekir. Sermayedarlar bunun için görsel basına dünyaya küresel ısınma bazında etkin rolü bizler gösteriyoruz. Hadi bizlerin yaptığı şeyleri hep beraber uygulayalım. Gösterdikleri çevre dostu imajları aslında doğanın tahribatı. Ancak öyle ki bahsedildiği üzere komik gelen önlemlerden söz açmaktalar. Nedir bunlar? Ağaçları keselim olması gerekenden fazla ama küresel ısınma için evlerinizin çatılarını beyaza boyalayalım. Kozmetik ve parfümü aman aman aza indirelim! Daha vs vs denilecek birçok şey… Sizlere de sıradan gelmiştir… Bahsedildiği üzere genelde doğal dengenin bozulması adına pek olaylar üzerinde bahsedilmemekte… Sadece kendilerine iyi bir çevreci imajı oluşturmak için ilginç etkin rolü çok az önlemlerden bahsetmekteler. Küresel ısınma ve iklim değişikliği ideolojisi yerel bir kavram olmamalı… Her ülke vatandaşı en başta yaşadığı yer için teorik çevre kanunlarını uygulama alanına dökerek bunu geniş bir perspektifte yayması gerekir. Öyle ki sadece bizler kendi ülkemiz açısından sorunların çözüm yoluna gidiyorsak bilinmesi gerekir ki Dünya sadece bizler değiliz…
A.GAZİ YOĞUNLU |










